KUMAŞ BOYAMALARIM

2009-06-27 09:15:00

BUNLARDA KUMAŞ BOYAMA ÇALIŞMALARIM,KURSUMUZDA ÇOK GÜZEL İŞLER ÇIKARDIK ARKADAŞLARLA YAKINDA ONLARIDA YAYINLAYACAĞIM Devamı

RAPİDOLARIM

2009-06-20 08:45:00

UZUN ZAMANDIR BLOGCUYA ARA VERMİŞTİM ÇÜNKÜ EL SANATLARI KURSUNA DEVAM EDİYORDUM BU ZAMAN DİLİMİNDE BLOGUMU ZİYARET EDEN BÜTÜN ARKADAŞLARA TEŞEKKÜR EDERİM ARTIK SİZİNLE PAYLAŞABİLECEĞİM YENİ ŞEYLER VAR KURSTA YAPTIĞIM RAPİDOLAR,ÇOK ZEVKLİ RAPİDO ÇALIŞMAK SEVEREK ÇALIŞTIM,ARKADAŞLARIMIN ÇALIŞMALARINIDA YAYINLAYACAĞIM SEVGİLER... Devamı

SOBEEE

2008-09-18 12:57:00

Blogcu dünyasının böcüşü   sevgili edaca30.blogcu.com  arkadaşım sobelemiş cevaplayalım bakalım1-adınız? kezban2-nerelisiniz?nevşehir3-yaşadığınız il?nevşehir4-meslek?evhanımı5-hobiniz?elişi,kitap ve seyahat6-evli misiniz?evet7-kaç çocuğunuz var?bir tane kızım var8-en sevdiğiniz yemek?kısır,zeytinyağlı dolma,yaprak sarması9-sevdiğiniz tatlı?tatlılarda pek ayırt etmem olsun yeter10-sevdiğiniz müzik tarzı?ney ve fon müzikleri11-nereleri gezmek isterdiniz?en çok görmek istediğim yerler MEKKE VE MEDİNE,ayrıca bütün dünyayı dolaşan modern bir çelebi olmak isterdimbenden bu kadar kimseyi sobelemiyorum sevgiler Devamı

Mütevazı hayat mı hayırlı, müsrif hayat mı?

2008-08-12 11:39:00

Ahmed Şahin'in yazısı...Önceleri mütevazı bir hayatı vardı. Sabahtan akşama kadar işinde koşturuyor, yoruluyordu, ama sıhhati yerinde, bir sıkıntısı yoktu, zengin olma arzusundan başka tabii. Son günlerde ise bu zengin olma arzusu gittikçe hırsa dönüşmeye başladı. Kendi kendine diyordu ki: - Sabahtan akşama kadar koşturmaktan iskelet haline geldim. Bedenimde tek gram yağ bile kalmadı. Yine de bir araba alacak para biriktiremedim. Halbuki benim de lüks bir arabam olmalı, yürümeyi bırakmalıyım. Bol imkânım olmalı, çeşidi bol zengin sofralar kurmalıyım! Çevresindeki lüks arabalı, zengin sofralı kimseleri görüyor, kendisinin de benzeri lüks arabaya binmesi, bol çeşitli sofraya oturması gerektiğine iyice inanıyordu. Yoksa mutsuz ve şanssız biri olarak görecekti kendisini. Cuma namazına bile bu düşünceleriyle boğuşarak gidiyordu artık. Gariptir ki kürsüdeki hocaefendi sanki kendisine hitap ediyor gibi konuşuyordu cumada: - İlle de bol çeşitli sofralara oturmayı, mutlaka lüks arabaya binmeyi hayırlı sanma! Senin istediğin sana hayırlı olmayabilir. Sen üzerine düşen çalışmayı yap, gerisine karışma, "Benim hakkımda hayırlısı buymuş." diyerek kısmetine razı ol. Sana verilen senin hakkında hayırlı olandır, unutma, diyordu. Bu sözlerin etkisiyle birazcık rahatladı. Ama bu defa da hocaefendi ile kavga ediyordu hayalinde: - Lüks arabaya binmek, bol çeşitli sofraya oturmak hayırsızlık mı sanki? Bu hocalar da halen bir lokma, bir hırka felsefesindeler. Zihni, bol çeşitli sofrayla lüks arabaya kilitlenmişti sanki. Hayırlı ise Rabb'im versin demiyor, mutlaka istiyordu bunu. Bir şey aşırı arzu edilirse Rabb'imiz de onu ihsan edermiş. Nitekim işleri yavaş yavaş yoluna girmeye başladı. Araba parasını biriktiriyordu. Çok geçmedi topladığı parayla hayal ettiği lüks arabaya nihayet kavuştu. Artık ... Devamı

şeytanın aldatma yolları

2008-06-03 22:18:00

                                      Şeytanların bütün meşguliyet ve gayretleri, insanları imandan çıkarmak, günah işletmek ve küfre girmelerine sebep olmaktır.   İnsanlığın manevi terakkisinde, Allah'a kulluk vazifesini yerine getirmesinde en büyük engel, şeytandır. Kur'an-ı kerim'de şeytan, insan için “adüvv-ü mübin-apaçık bir düşman” olarak tavsif edilmiştir. Cenab-ı hak, kur'an-ı kerim'de pek çok ayet-i kerimede mü'minleri şeytandan istiazeye, yani Allah'a sığınmaya davet etmiştir.Aslında şeytanın kendi başına bir gücü yoktur. Vesvese ve desiseleri de zayıftır. Fakat yaptığı işler, tahribat, yıkıp bozmak nev'inden olduğu için, bir vesvese ve desise ile büyük zararlara sebep olmaktadır. Bu yüzden güçlü görülmektedir. Bir binayı yapmak ne kadar zor, yıkmak ise ne kadar kolaydır. Şeytanın da yaptığı ve yaptırdığı bütün işler, hep böyle tahribat cinsinden şeylerdir. İşte gücü ve desiseleri aslında gayet zayıf olduğu halde, büyük tahribat ve zararlar meydana getirdiği içindir ki, müslümanlar her zaman şeytanın şerrinden Allah'a sığınırlar.Hem insanın nefsi, şehvet ve gazap gibi his ve duyguları da, şeytanın her türlü telkin ve desiselerine karşı alıcı durumunda olduklarından, bazan şeytanın ufak bir vesvese ve desisesi, insanı hemen tesiri altına almakta ve manevi pek büyük felaket ve zararlara atabilmektedir. İşte mü'minlere şeytanın şerrinin büyük gösterilmesi ve aldanmamaları için tekrar tekrar ihtarlarda bulunulması bu yüzdendir. Yoksa şeytanların kainatta icad ve fiil cihetinde, hiçbir güç ve kuvvetleri, Allah'ın mülküne hiçbir müdahaleleri yoktur.Şeytan, insanı yoldan çıkarmak için birçok hileye başvurur. Bu hile ve desiselerin en mühimlerinden bazıları şunlardır:1. Şehvet ve öfke: Bunlar şeytanın insana tesir e... Devamı